Yan

Belki de biz farkında olmadan kıyamet gelmiştir, hepimiz cehennemde yanıyoruzdur. Bu sıcakların başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?

bir mor_igor tantanası;

Türkiye 2.0

web 2.0′da son nokta.

Türkiye 2.0!

yok daha neler?

Canlarım, hayatta sevmediğim bir şey var ise o da web sitesi felan yapmak. Gerçi zamanında bu işlerden çok fena paralar kazandım o ayrı ahaha; tiskiniyorum kendimden.
Bu wordpress templeyti beni çok sinirlendiriyor. İstediğim hiç birşeye izin vermiyor. Böyle ağzını ağzını kırasım, çeneceyine topuk darbesi yapasım geliyor. Sanal birşey de olduğu için ancak monitöre, klavyeye felan şiddet uygulayabiliyorum; o da biraz masraflı oluyor.

O yüzden biz de kendi templeytimizi yapmaya koyulduk. Ama bu mevzular ne kadar çok değişmiş; eskiden iki tablo yapıyordun websitesi oluyordu, sonra bir kaç bin dolar para alıyordun haha. Şimdi ne kadar çok şey var.

Eğer sıkıntıdan ölmez isek tez vakitte kendi templeytimizle sahnelere merhaba diyeceğiz.

Neyse, AB sırası geldi, ben biraz daha WoW oynayayım geliyorum. Anneye babaya selam, öptüm, bay.

Kim bu Eda?

Yanlış hatırlamıyorsam geçen yaz, bir önceki de olabilir, pek emin değilim; her sabah gazetede bir kadın. İşte; Eda Taşpınar 10 saat güneşlendi, Eda Taşpınar 14 saat güneşlendi, Eda Taşpınar en brronzz kadın, Eda Taşpınar sevgilisiyle telefonda konuştu, Eda Taşpınar’ın yakın akrabası öldü o güneşlenmeye devam ediyor…

Tabi beni bir şaşkınlık hali sardı; Hayallah, bir insan nasıl hiç birşey yapmadan hergün gazeteye çıkacak kadar ünlü olabilir ve ben bundan haberdar olmayabilirim, diyorum. Mutlaka büyük bir sanatçı, müzisyen, aktris filan olmalı heralde! Ancak mesleği ile ilgili bir bilgi de verilmiyor.

Neyse, çok sonradan öğrendik ki kendisi Sosyetik Modacıymış. Bu meslek de yeni. Hemen açıklıyayım; mesela yedi ceddiniz zengin, fena yeyicisiniz, şu dünyaya en ufak fayda sağlamamışsınız, tamam sizin mesleğiniz sosyetik modacı olabilir. Birşey üretmenize gerek yok kendinize modacı diyorsunuz modacı oluyorsunuz. İçi boş basınımızın sizi takip etmesi için yeterli. Tabi basını da el altından görüp “böyle adımı soyadımı devamlı tekrar et, beyinlere kazı” da diyebilirsiniz.

Sevgili medyamınızın gündemdeki diğer sallamasyonları:
Nurgül yabancı basının gözdesiydi (canlı izlemesek hadi neyse)
Türkiye’nin Audrey Hepburn’ü Özgü Namal (yuh Audrey Hepburn benim, yok yok bu!)

türk aynştaynıcanım ülkemde, ben bilime inanırım! diyerek içerisinde fantastik öğeler bulunan filmde oynamayı kabul etmeyen aktörler var desem inanır mısınız?

 

ben de neden oyuncu çıkmıyor diyordum bu ülkede. Demek bilim adamı aynştayn olma niyetiyle hayata atılıp kendini tiyatroda bulanlar varmış…

tek türk aynştaynı tanırım o da oktay sinanoğlu’dur. Hiç heveslenmeyin.

Not: bir başka mor_igor tepkisidir…

Tutmuş MSN’e avatar yapmış!

Böyle bir konsept var canlarım. Eminim sizin MSN listenizde de vardır. Şöyle açın bi MSN’inizi, gezinin biraz tamam işte var orda bir iki tip, görüyorum buradan.

Yılların abazanlığıyla kavrulmuş en sonunda da bir manita yapmayı başarmış bir çok insanda böyle bir “bakın lan cillop gibi manita yaptım, köpeeegklerr!!” yaklaşımı olur. Onu heryerde sergileme, benliğine katma dürtüsü tüm varlıklarını elegeçirir.
Artık nicklerini, MSN resimlerini, online resim albümlerini sevgilileriyle donatırlar. Yazı, grafik, çizim, resim her türlü medyayı kullanırlar. Hatta bununla yetinmeyip gerilla taktiği yapan ve dosya transferi ile manitasının resmini cümle aleme gönderenler bile vardır. Genelde resimlerde böyle bir sarmaş dolaş haller, “bak lan, bu benim” mesajları vardır.

Bu kardeşlerimizin milli marşını uzun yıllar önce Yasemin Kumral ablamız yazmıştır;

Oldu en sonunda oldu bim bam bom / Rüyalarım gercek oldu bim bam bom / Duyduk duymadık demesin hic kimse / Iste ilan ediyorum herkese / Oh oh oh cok sükür dostlar / Benimde artık bir sevgilim var / Hırsından catlasın düsmanlar / Simdi benimde bir sevgilim var

Görüldüğü üzere dizelerde manita ile düşman çatlatma konsepti bimbambom nakaratıyla nasılda inceden işlenmiş.

Nerde o eski ..

‘eskilerden’ mor_igor bildiriyor:

Nerde o eski…
Hey gidi günter… Rahmetlinin geyikleri pek meşhurdu.

Dikkatsiz okuyucular için not: Eskiler geyik yapmaya boynuzdan başlardı.

68 ruhunu diriltelim!

‘bunelan’ departmanından mor_igor bildiriyor;
Kal
Neymiş efendim, Tag bulutu, hani oluyor ya web sitelerinde sayfa çöplük gibi böyle bissürü bişey yazıyor kimi kocaman eşşek gibi kimi bit gibi. Ne lan bu derken biraz kaşıdım, aslında yıllardır maruz kaldığımız fişleme hadisesinin ta kendisi çıktı karşıma.

Arkasındaki mantık hep aynı; Sen düşünme! Biz senin yerine düşündük!

Beynini süngerbob kıvamına getirmek için hazırlanan sistem yıllardır bilimum medya tarafından işletiliyor. Kendileri belli fişler üretip beynimize iğne ucu gibi batırıp batırıp duruyorlar. İşte aynı bu tag bulutu dedikleri şeyler gibi kimi fişler kocaman yer kaplıyor. Kimileri de alttan alttan çaktırmadan.

Bir delikanlı ismet abi yok mu şunların fişini çekecek!

Not: İsmet Kalahan abiyi saygı ve hürmetle yad ediyoruz. (pis heriyf karakteri bilakis)

Kıl Birr, vizyonda!

Kıll Birr

Kıl Birr, vizyonda! Gazeteden sinema sayfasına bakmanıza gerek yok, her yerden izlenebilir. Kaçırdıysanız üzülmeyiniz, dert etmeyiniz. Biliniz ki biz izleyenlerden daha şanslısınız.

Ehemmiyetli not: Grafik çalışması ve içerisinde yer alan söylemler, şahıslar, mekanlar tamamen hayal ürünüdür.
Daha fazla bilgi için: Hakkısında

Basın basanındır

Şu türk basını ne komik be kardeşim. Kendi aralarında bir klüp kurmuşlar, dünyadan haberleri yok; uydurdukça yazıyorlar, yazdıkça uyduruyorlar, kendileri çalıyorlar kendileri oynuyorlar. Bütün memleket de bunları izliyor sanıyorlar. Saygı duyduğumuz abilerimiz/ablalarımız da var elbet, ama sayıları gittikçe azalıyor. Şimdi ipini koparan köşe sahibi oluyor, bütün dünyayı çözmüş gibi yazılar yazıyor.

Buyrun bakalım bu ablaya; Öncel Öziçer bacımız Vanila sky (2001)’ı daha yeni izlemiş ve orda “fuckbuddy” vakasını görüp film üzerinden köşe doldurmuş. Öyle ki seks arkadaşlarını, namuslu numarası yapan kadınları, sex bağımlılarını, one night stand’leri, “abi ben karıya gidiyorum”cuları birbirine harmanlamış, uydurmuş da uydurmuş, uydurmuşta uydurmuş. Sonunda da bir yargıya varmış: “İnsanlık adına, bir zavallılık hali”. Tabi filmden gördüğü üzerine yazıyor ya; filmdeki kızın başına gelenleri de kendisine dayanak noktası yapmış. Göndermeler hep DVD’ye. Vah ki ne vah.

Bu ablaya gelecek yazıları için, Jenna Jameson’dan “Jenna Loves Rocco”, Silvia Saint’den Wet Dreams’i tavsiye ediyorum. İyi seyirler.

Bunu okuyan bunu da hatırladı ve güldü: Ahmet Hakan vs Haşmet Babaoğlu sokak kavgası

Next Page »